Bahçe Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahçe Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Kızarmış Domatesler Vesaire Vesaire...

Kırmızı Domatesler Vesaire Vesaire

Bahçe yapmak hakikaten zor iş. Bir kere toprağı bellemek ve hayvan gübresini taşıyıp toprağa dağıtmak erkek kuvveti gerektiriyor. Çok büyük bir yer yapmasam da, beni bu yıl çok yordu. Dizleriniz ve beliniz sağlam, üzerinizde de derman olmalı. 

Çapalayıp tırmıklayarak toprağı ekime ve dikime hazırlamak nispeten zevkli ve kolay. En zevkli kısmıysa, ekip diktikten sonra büyüyüp yetiştiklerini ve sebze verdiklerini görmek. Toplayıp da sofraya getirdiğinizde ise, değmeyin keyfinize!

Domates, salatalık, biber, patlıcan, fasulye, kara lahanayla birlikte bu  kez kavun ve karpuz da diktim. Soğukların uzaması ve baharın geç gelmesi, sebzelerin çiçek açmasını da geciktirdi. Ama geç de olsa verim almaya başladım. 

Bu yıl en verimli ürünüm yine domates oldu. Değişik yerlerden aldığım fideleri bahçenin değişik yerlerine diktim. Daha önce sürekli fide aldığım pazarcının domates yetiştirmek için verdiği öğütlere uymuştum: "Çiçek verene kadar bolca sula. Çiçek vermeye başlayınca suyu azalt. Meyve verince suyu kes." Ama bir türlü istediğim verimi alamamıştım. Bu sene Toroslar üzerinden yaptığımız bir yolculuk sırasında rastladığımız fide satıcısının reçetesine uydum: "Suyu azaltın ama tamamen kesmeyin. Mutlaka sulamaya devam edin." Sonuç daha iyi oldu. 

Domates sosu yapma mevsimi de yaklaşıyor. Yavaş yavaş hazırlıklara başlamak lazım. Bu gün küçük kavanozlar ve kapatmak için, yeni çıkan şirin kavanoz kapaklarından aldım. Her yıl yaptığım domates soslarının yanında bu yıl değişik soslar da denemek istiyorum. Kışlık tarhanamı hazırlamak ve kış hazırlıklarımı sizinle paylaşmak içinse sabırsızlanıyorum.

😄










24 Temmuz 2017 Pazartesi

Sakız Sardunya

Sakız Sardunya
Blogumu yemek tariflerinin yer aldığı bir site olarak tasarlamama rağmen, biraz tariflerin dışına çıkarak diğer uğraşlarımdan bahsetmek istiyorum. Umarım bundan siz de hoşlanırsınız.

Bana yemek pişirmek kadar zevk veren şeylerden biri de bahçe işleri. Çocuklarım, işim ve evim arasında geçen koşuşturma sırasında toprakla uğraşmak, bana adeta hareketlerimi yavaşlatıp ruhumu sakinleştiren bir terapi, doğayla ve gerçek varlığımla bütünleşmemi sağlayan bir kesit sağlıyor.

Son dört yıldır balkonumun kenarlarına yerleştirdiğim saksılara sardunya dikiyorum. Bakımı diğer çiçek türlerine göre oldukça kolay. İç ve dış mekanlarda yetiştirilebilen, toprağa kolay tutunan ve çok bakım istemeyen bir tür olması, benim şartlarıma çok uyuyor. Salkım gibi görüntüleri ve renklerine olan tutkumdan dolayı, sakız sardunya tercih ediyorum. 

Sakız Sardunya

İlk yıl çok güzel gelişmişlerdi. Ancak tecrübesizliğimden ve zaman ayırıp kapalı bir yere alamadığımdan, kışın donmalarına sebep oldum. İkinci yıl tekrar alıp diktim. Bu kez azmedip, doğru zamanda bodruma almama rağmen, yine de donmalarının önüne geçemedim. Geçen yıl diktiklerimi de dışarıda bıraktım. 

Bu yıl diktiğim sardunyalar da ilk yıl diktiklerim kadar güzel oldu. İtiraf edeyim, ilk yıl çiçek coşturan kimyasal bir sıvı kullanmıştım. Ama bu yıl asıl tüyoyu satıcısından aldım: sebze bahçem için temin ettiğim ve yedeğimde bolca bulunan yanmış inek gübresi!  Anlayacağınız benim sardunyalar da "organik" besleniyorlar. 

İki günde bir kuru yaprak ve çiçekleri üzerlerinden temizliyorum. Bu kadar güzel olunca, kıyamıyorum. Havalar iyice soğuyup sertleşince, bir kez daha başka ve daha sıcak bir kapalı alanda korumayı deneyeceğim. Belki bu kez onları korumayı başarabilirim.

Sema BİLGİN