Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2019 Pazartesi

Kaygana (Gaygana)

Kaygana (Gaygana)

Kaygana, yerel söyleyişiyle "gaygana",  Trabzon mutfağının iyi bilinen, gerek kahvaltı, gerekse diğer herhangi bir öğünde çok sevilen bir lezzeti. Krep benzeri bu lezzeti farklı yapansa, içerisinde yeşil yapraklı sebzeler ve hamurundaki yoğunluk. 

Seveceğinizi umduğum kaygananın tarifi şöyle:

Malzemeler:
1 su bardağı süt
1 su bardağı su
2 yumurta
2 su bardağı elenmiş buğday unu
1 dolu yemek kaşığı mısır unu
2-3 dal doğranmış maydanoz yaprağı
2-3 dal doğranmış dereotu
2 sap ince doğranmış yeşil soğan
Pişirmek için bir miktar kızartma yağı

Yapılışı:
Yumurtaları bir kapta iyice çırpın. Su, süt ve tuzu ilave ederek tekrar çırpın. Tamamen karışan sıvılara unları yavaş yavaş ekleyerek karıştırın. Tamamen homojen bir karışım elde ettiğinizde, doğranmış sebzeleri ekleyerek, kaşıkla iyice karıştırın.

25-28 cm çapında, yapışmaz tavaya bir kaşık kadar kızartma yağını alarak gezdirin. Tavayı ocağın orta büyüklükteki ateşine alarak, en kısığa getirin. Isınınca, kaygana hamurundan bir kepçe kadar alın, ortasından başlamak üzere gittikçe genişleterek spiral şeklinde tavaya dökün. Tavayı daire çizer gibi eğerek hamurun yayılmasını sağlayın. Kızarınca alt üst edin. İki taraf da kızarınca, tabağa alın. Tüm hamur bitene kadar bu işlemi uygulayın.

Bu miktardaki hamurla yaklaşık 8 tane kaygana elde edebilirsiniz. Eğer hamurun hepsini kullanmak istemezseniz, 24 saat kadar buzdolabında bekletebilirsiniz. Ayrıca bu hamura tuzlanmış (salamura hamsi) parçaları ilave ederseniz, hamsili kaygana elde etmiş olursunuz. Fakat o zaman hamura daha az tuz koymanız gerekir.

Mutlu haftalar dilerim.

Afiyet olsun.




13 Eylül 2018 Perşembe

Güneşte Pişen Kızılcık Marmelatı

Güneşte Pişen Kızılcık Marmelatı
Güneşlenmekte Olan Kızılcık Marmelatı

Tarif, canım arkadaşım Zerrin Hanım'ın kayınvalidesi Ayşe Teyze'ye ait. "Ay, nasıl oluyor merak ettim. Biraz deneyebilir miyim?" dememe karşılık, ertesi gün getirdiği bir miktar marmelatı hep birlikte beğendik.

Bu yıl ne yapacağımı bilmeden aldığım kızılcığı, son anda aklıma gelen bu tarifle denedim. Üstelik süzgeçten geçirdiğim kızılcıkla marmelat, süzgeçin üzerinde kalan posasını da kaynatmak suretiyle kızılcık suyu olmak üzere iki ürün elde ettim.

Kızılcık kullanmak için hala zaman var. Denemek isteyenler için tarifi sunuyorum.

Malzemeler:
Bir ölçü kızılcık püresi
2 ölçü toz şeker

Yapılışı:
Kızılcıkları yıkayıp süzün. Süzgeçin içerisinde elinizle ezerek püresini çıkarın. Aynı zamanda posasını ve çekirdeklerini ayırmış olacaksınız. Çıkan bu posa ve çekirekleri kaynatarak az da olsa kızılcık suyu elde edebilirsiniz.

Kızılcık püresini şekerle karıştırarak, uygun bir tepsinin içinde güneşe koyun. Üzerini çok ince bir tülbentle kapatabilirsiniz. Marmelatı ara sıra karıştırarak güneşten tutmaya devam edin. Gittikçe sıvısını kaybettiğini ve koyulaştığını farkedeceksiniz. İstediğiniz kıvama gelinceye kadar bunu yapmaya devam edin. Hazır olduğunda kavanozlara koyarak kapakları sıkıca kapatın. Marmelatları mutlaka buzdolabında muhafaza edin.

Kolay gelsin, bereketli olsun.

Güneşte Pişen Kızılcık Marmelatı
Kızılcık Suyu

7 Eylül 2018 Cuma

Süt Ekşimiği (Çökelek) Nasıl Yapılır?

Süt Ekşimiği (Çökelek) Nasıl Yapılır?

Yapımı en kolay peynir türü olarak nitelendirilen çökelek (ekşimik), aynı zamanda yüksek kalsiyum ve protein değerine sahip. Özellikle tuzsuz kullanıldığında, düşük kalori değeriyle birlikte diyet için de mükemmel bir seçenek oluşturuyor. Bebeklikten itibaren her yaş için ideal bir besin kayanğı olan çökeleği börek ve poğaçalarınızda, sahanda yumurtayla veya sade olarak gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

Malzemeler:
İstenen miktarda, mümkün mertebe doğrudan üreticiden temin edilen doğal süt,
Sütü kestirmek için bir kaç damla limon suyu veya bir yemek kaşığı kadar yoğurt.

Yapılışı:
Sütünüzü tencereye alıp, orta hararetli ateşe koyun. Kabarmaya başlayınca, süt kaynamaya yakın demektir. Nu esnada, limon suyunu veya yoğurdu ekleyip karıştırın. Çok geçmeden sütünüz kesecektir. Dibine tutmaması ve çökeleğin yoğunlaşması için bir kaç dakika karıştırarak kaynatın. çökelek tamamen ayrışıp, sarı su üste çıkınca ateşten alın. Ilımaya bırakın. Ilınan çökeleği, temiz bir mutfak torbasına süzün. Tamamen süzülünce, torbadan çıkarın ve istediğiniz şekilde tüketin.

Afiyet, bal, şeker olsun.

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Hafta Sonu Gezimiz ve Yeşil İncir Reçeli


Hafta Sonu Gezimiz ve Yeşil İncir Reçeli

Hafta sonları yapılan kısa şehir dışı turlarını çok severim. Çocuklar küçükken bunu gözüm pek kesmediğinden, bu seneye kadar bunu yapmayı ertelemiştik. Aman onların düzenleri bozulmasın...aman derslerinden, ödevlerinden geri kalmasınlar...derken, bu güne geldik. Benim titizliğim, sürekli görevlerin, yapılması gerekenlerin etrafında kurulan ve isteklerin ertelendiği bir yaşam tarzı artık bana bile sıkıcı olmaya başlayınca, bu kısır döngüden çıkmaya, çocukları da çıkarmaya karar verdim. Kardeşim Mustafa'nın ziyaretimize gelmesi de birlikte gezmek için iyi bir bahane oldu. 23 Nisan tatilinin hafta sonu tatiliyle birleşmesinden de yararlanarak hareket ettik.

Nereye gideceğimizi çok düşünmeye gerek de kalmadı. Bir kaç hafta önce, tanıdıklarımın ve yakınlarımın, hemen hemen aynı tarihlerde Cumalıkızık gezisi resimlerini art arda instagramda paylaştıklarını görünce, ben de en yakın zamanda görmek istemiştim. Hedefimiz bu oldu. Ama ben aynı zamanda İznik'i de merak ediyordum. Böylece İznik de yolumuzun üzerine alarak neredeyse öğlen olmak üzereyken yola koyulduk.

Karamürsel'e kadar sahil şeridini izleyerek devam ettik. Sağımızda Marmara Denizi, körfezden uzaklaştıkça genişleyen o güzelim maviliğini, solumuzda kalan yoğun bitki örtüsüyse, baharla birlikte oluşan taptaze yeşilliğini gözlerimizin önüne seriyordu.

Karamürsel'e gelince içeriye doğru tırmanışa geçtik. Yükseldikçe manzara daha da güzelleşti. Kocaeli sınırları içerisinde kalan, daha önce adlarını sıkça duyduğum Hisareyn ve Kızderbent'i ilk kez gördük. Dağların ardına gizlenmiş birer yarı cennet gibi hala bozulmamış köyleri ve tarım arazilerini görmek hepimizin içini açtı. Yol boyunca etrafta beliren çiçek tarlalarının sunduğu şölen, bizi mest etmeye devam etti.

Hafta Sonu Gezimiz ve Yeşil İncir Reçeli

Yolun çatallaştığı bir iki yerde nereden girmemiz gerektiğinde tereddüt etsek de, nihayet kaybolmadan İznik'e indik. Ama inmeden önce yeni işlenmiş, hala bakım gören tarım arazilerinin içinde kalan yamaçların birinde durup İznik Gölü'nün eşsiz güzelliğini izlemeyi ve birbirimize "Ne kadar güzel! Bayıldım!" demeyi de ihmal etmedik. Bu sözleri, tüm yolculuğumuz boyunca pek çok kez dile getirdik. Su, toprak ve ateş (o gün güneş de çok cömertti) birlikteliklerinden mutlu mesut, bilgeliklerinden dem vuruyorlar, adeta unuttuğumuz güzel duyguları biz fanilere tekrar hatırlatıyorlardı. Toprak ana her zamanki cömetrliğiyle, bu uyumlu beraberliğin meyvesi olan sonsuz bereketini adeta göğsünden dışarı fışkırtıyordu.

Hafta Sonu Gezimiz ve Yeşil İncir Reçeli

Başlangıcı yüzyıllarca öncesine dayanan medeniyetlerin beşiği İznik'i çok sevdik. İlk durağımız olan İznik'e girişte bizi şehrin dört kapısından biri olan İstanbul Kapı karşıladı. Aracımızı şehrin, güzel havadan üç günlük tatilden yararlanmak isteyen yerli turistlerin varlığından dolayı oldukça kalabalık sokaklarından birine parkettik. Kültür Müdürlüğü'nün meydana kurulu bürosundan aldığımız bilgiyle şehri gezmeye başladık. Ayasofya Camii'nden ve şehrin dört kapısından bir diğeri olan Lefke Kapısı'ndan çok etkilendik. Çiniciler Çarşısı'ndan bol bol alışveriş yaptık. Her yeri tarih kokan havayı bol bol içimize çektik.

Hafta Sonu Gezimiz ve Yeşil İncir Reçeli

Zaman ilerleyince, tekrar yola koyulduk.Yol boyu hayranlığımızı dile getiren sözler etmeye devam ederek, adını son zamanlarda çok sık duyduğumuz Cumalıkızık'a geçtik. 700 yıllık mahallenin taş döşeme sokaklarında keyifle gezindik. Avluları genellikle gözleme evine dönüşmüş evlerden birinden içeri girdik. Avluya kurulmuş masalardan birine oturup, mis gibi dağ havasını içimize çektik. Çocuklar oradan oraya koştururken hiç huzursuz olmadık. Çaylarımız eşliğinde yediğimiz gözlemelerden sonra, hafiflemiş olarak oradan ayrıldık.

Çıktığımız yokuşu aşağı inerken, yol boyu sıralanmış tezgahlardan birinde gördüğüm yaban incirleri, hayalimde daha önce hiç yapmadığım, fakat ilk fırsatta denemek istediğim yeşil incir reçeline dönüşünce, bir kilo aldım. Eve gelince de ön hazırlıklarından sonra hemen reçele dönüştürdüm. Eh, asıl amacım sizlere tarif sunmak olduğuna göre, artık reçelin tarifini verebilirim.

Hafta Sonu Gezimiz ve Yeşil İncir Reçeli

Malzemeler:
50-60 tane yeşil yaban inciri (satıcının söylediğine göre "erkek incir" (aşısız incir)
5-6 su bardağı su
3 su bardağı toz şeker
Bir karanfil tohumu (isteğe bağlı)
5-6 damla limon suyu
Bir çay kaşığı tuzsuz tereyağ

Yapılışı:
İncileri yıkayıp, bıçakla soyun. 5-6 su bardağı suyla, incirler yumuşayıncaya kadar kaynatın. Çok yumuşatmamaya özen gösterin.

Haşladığınız incirlerin suyundan bir su bardağı ayırarak, incirleri süzdürün. İncirleri tekrar tencereye alın. İncir suyunu, ve şekeri ekleyerek bir gece bekletin.

Ertesi gün suyunu iyice salan incirlere karanfil tohumunu ve tereyağını da ekleyerek kaynatın. Reçel kıvamına gelmesine yakın limon suyunu ilave edin. 5 dk daha kaynatarak ateşten alın.

Reçeli, sıcak tencerenin içinde daha fazla pişmemesi için hemen cam bir kaba veya kavanozlara alın. Kendi haline soğumaya bırakın.

Afiyet bal şeker olsun.

11 Ocak 2018 Perşembe

Eşek Zeytini (Kalamata) Nasıl Kurulur?

Eşek Zeytini (Kalamata) Nasıl Kurulur?
En son paylaşımımdan bu yana 22 gün geçmiş. Arada geçen zamanda ya fırsat bulup yazmadım, ya yazmaya halim yoktu. Bu paylaşımımın resimleri hazır olmasına rağmen, elim erip de yazısını tamamlayamadığımdan biraz geç kaldı. Ama ben yine de tarifi vermek istedim.

Zeytin tarifi vermeden önce biraz araştırma yapayım derken, kendimi büyük bir denizin içinde buldum. Bu deniz, mitolojik efsanelerden tutun da, kutsal kitaplara, oradan tıbba, ticarete ve hatta "ölümsüzlüğe" kadar uzanıyordu.  

Zeytin hakkında o kadar çok şey yazılmış ki, günlerce okuyabilirsiniz. Yalnızca zeytin için kurulmuş blog siteleri var. Hepsi de ilginç bilgiler içeriyor. Örneğin, zeytinin bütün ağaçların ilki olarak kabul edildiğini biliyor muydunuz? Okuduklarım içinde beni en çok bu etkiledi. Gövdesi oldukça kuvvetli olan zeytin ağacının geçmişi, bizim bilmediğimiz, hayal dahi edemeyeceğimiz kadar eskiye uzanıyor. Sanki varlığın başlangıcına yakın bir anla şu an arasında bir bağ gibi.

O ilk ağacın dalıp gittiğim hayalinden silkinerek bu güne dönüyorum. Şu ana ve asıl konuya...

Zeytinin yaprağı, meyvesi, çekirdeği ve yağı pek çok fayda içeriyor. Yaprağı ilaç yapımında ve çay olarak tüketilen ağacın meyvesi ve yağı kalp ve damar sağlığını koruması açısından, meyvesinin çekirdeği ise, sindirim sistemine olan faydaları açısından daha çok öne çıkıyor. Türk kahvaltı kültürünün ayrılmaz bir parçası zeytin, siyah olarak tüketilmesinin yanında, yeşil olarak da lezzet yelpazesindeki yerini alıyor. 


Eşek Zeytini (Kalamata) Nasıl Kurulur?

Turşu benzeri tadıyla benim de çok sevdiğim yeşil zeytini ilk kez bu sene kurmayı denedim. Sonuç oldukça başarılı. Eşim eşek zeytini denen çeşidini çok sevdiğinden, aynı anda bu çeşidin hem siyah, hem de yeşil olanını aynı usulle kurdum. Aşağıda detaylarını verdiğim zeytin kurulumu, benim için merakla ve keyifle dolu bir süreçti. İşte ayrıntılarını pazarcıdan öğrendiğim tarifin aşamaları:

Eşek Zeytini (Kalamata) Nasıl Kurulur?

Malzemeler:
1 kg kalamata cinsi ayıklanmış siyah veya yeşil zeytin
50 gr kaya tuzu
Limon dilimleri
2-3 defne yaprağı (isteğe bağlı)
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
İyi su (kaynak suyu, kaynatılıp soğutulmuş su veya hazır su)

Yapılışı:
Zeytinlerin çürüksüz olmalarına dikkate edin. Muhtemel toz ve ilaç kalıntılarından kurtarmak için bol suyla yıkayın ve süzdürün. Temizlenen zeytinlere dikine, boydan boya ve çekirdeğine kadar ulaşacak iki-üç çizik atın. Uygun bir kaba aldığınız zeytinlerin üzerini kapatacak kadar iyi suyla doldurun. 15 gün boyunca, iki günde bir süzerek zeytinlerin suyunu yenileyin. Böylece zeytinlerin acısını almış olacaksınız. Bu acının suya çıkışını, suyun değişen renginden görebilirsiniz.

Bu şekilde acısı alınan zeytinleri, aralarına defne yapraklarını ve limon dilimlerini koyarak, kuracağınız cam kavanoza yerleştirin. Zeytinlerle kavanozun ağzı arasında iki parmak boşluk kalması gerekir.

Diğer yanda 50 gr tuzu 600 ml suyun içinde eriterek salamura suyunu hazırlayın. Bu miktar tuz, en az oranda tuzlu zeytin elde etmek için kullanılan miktardır. Daha tuzlu seviyorsanız, oranı % 6'ya, yani bir kg zeytin için 60 gr tuza çıkarabilirsiniz.

Hazırladığınız salamura suyunu zeytinlerin üzerini kapatacak şekilde boşaltın. Salamura suyunun zeytinlerin üzerini tamamen örtmesi gerekir. Kalan boşluğa bir parmak kadar zeytinyağı dökerek kavanozun ağzını kapatın. 15 gün sonra zeytinleriniz yenmeye hazırdır. Daha lezzetli bir sonuç almak isterseniz, daha uzun süre bekletmelisiniz.

Not: Tuz oranı konusunda zeytin satıcısına sorduğum, "Neden bazı zeytinciler % 10 oranında tuz koyun diyor, siz % 5-6 ?" sorusuna aldığım cevap, "Pazarda yabani zeytin de satılıyor. Çok acı olur. Ama kimse zeytininin yabani olduğunu söylemiyor. Çok tuz önerilmesinin sebebi, acısının ancak tuzla çıkması." oldu. Böylece sizlerle paylaşacağım yeni bir bilgi daha edinmiş oldum.

Kolay gelsin, bereketli olsun. Siz değerli okurlarımla tekrar buluşmak çok güzel!
Eşek Zeytini (Kalamata) Nasıl Kurulur?

15 Aralık 2017 Cuma

Kuru Sele Zeytini Yapımı

Kuru Sele Zeytini Yapımı
Şimdi zeytin kurmanın tam zamanı. Son 5-6 yıldır zeytinlerimi kendim kuruyorum. Kuru sele yöntemiyle kurduğum zeytinlere o kadar alıştık ve sevdik ki, soframıza hazır zeytin almaz olduk. Hem doğal, hem tuzu az, hem de hesaplı oluşu, beni bu yola teşvik etti. Ayrıca çok keyifli.

Perşembe Pazarı'nda zeytinin her çeşidini bulmak mümkün. Bu zenginliği görmenin keyfi bir yana, zeytincilerden çok şey de öğrendim. Zeytin isimlerini, kurma yöntemlerini...onları da deniyorum. Bunlar benim için yararlı ve eğlenceli bir keşif gibi oluyor. Sanki bir şeyin gizemini öğreniyormuşum gibi...

Pazar zevkli olsa da, zeytinimizin çoğunu her yıl tüm beldeyi gezerek bize de gelen seyyar zeytincimizden alıyoruz. Dalında kuruyup buruşmuş zeytinler, doğru işlemlerden geçip olgunlaştığında, mükemmel sonuç veriyor. Zeytin yapımında edindiğim tecrübeye göre uyguladığım püf noktaları da var. Burada onların bir kısmını paylaşmak istiyorum.


Kuru Sele Zeytini Yapımı
Bir kere zeytinin olgunluğuna ve cinsine göre uygulanacak yöntemler değişiyor. Ben, burada formülünü vereceğim zeytin için resimde görülen, etli ama dalında kurumuş, acılığı gitmiş zeytin çeşidini tercih ediyorum. Ama, siz "eşek zeytini" olarak bilinen "kalamata" cinsi zeytinin siyah olanı dışında her tür siyah zeytin için bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Ancak kuru olursa, zeytin daha çabuk olgunlaşır. Acısı dalında gitmiş olduğu için de, istediğiniz lezzeti daha çabuk elde edersiniz. 

İkincisi, kullanacağınız tuz miktarının zeytin miktarı içindeki oranı, % 5-6'yı geçmemeli. Biz az tuzlu sevdiğimiz için, ben % 5 oranında tuz kullanıyorum. Ayrıca zeytini doğal olarak küften korumak, ortamı asitlendirmek ve fermantasyonu sağlamak için az miktarda yoğurt suyu koyuyorum. Yoğurt suyu, laktik asit görevini görüyor.

"Kurarken zeytin yıkanmaz." denir. Ama ben yine de yıkıyorum. Üzerindeki olası tozlar masum olsa da, "en azından göz taşı kullanılmıştır" diye düşünerek, ilaç kalıntılarından kurtarmak niyetiyle kurmadan önce zeytinleri şöyle bir yıkayıp, iyice süzdürüyorum. Yıkayıp yıkamama konusunda kararı size bırakıyorum.


Bu kısa bilgilerden sonra, malzemelere ve zeytinin kurulumuna geçebilirim. Ben abartıp çok yaptığım için, gözünüz korkmasın diye malzemeleri 1 kg'a göre veriyorum. Şimdiden kolay gelsin, bereketli olsun.
Kuru Sele Zeytini Yapımı
Malzemeler:
1 kg siyah zeytin
50 gr kaya tuzu
Bir yemek kaşığı yoğurt suyu
1-2 defne yaprağı (isteğe bağlı)
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı

Yapılışı:
Zeytinleri cam kavanoza, bir sıra zeytin, biraz tuz şeklinde kat kat yerleştirin. Kullanacaksanız aralarına defne yapraklarını koymayı unutmayın. Kavanoz dolduğunda üzerine zeytinyağı ve yoğurt suyunu gezdirin. Kapağını kapatın.

İlk bir hafta boyunca sabah ve akşam kavanozları kırmadan uygun bir zeminin üzerinde yuvarlayın. Tuzun etkisiyle zeytinin suyunu salıp dibinde biriktiğini göreceksiniz. Bu acı suyu iki günde bir tahliye edin. Bunu hem acı sudan kurtulmak, hem de zeytinlerin yumuşamasını önlemek için yapıyoruz.

İkinci hafta yuvarlama işlemini günde bir kereye indirin. Üçüncü hafta iki günde bir bir kez yuvarlayın. Son olarak içindeki sıvıyı tahliye edin ve zeytininizi olgunlaşmaya bırakın.

Benim tecrübeme göre bu şekilde hazırlanan zeytin iki ay sonra yenmeye hazır hale geliyor. Bekleme süresi uzadıkça, zeytinin lezzeti artıyor. Siz ağız tadınıza göre bu süreyi ayarlayabilirsiniz. Ama şu kadarını söyleyeyim, evde iki yıl önce kurduğum zeytinleri şu anda yiyoruz ve tadına doyamıyoruz. Üstelik en ufak bir küflenme dahi olmadı.

Evet, ilk zeytininizi kurmak için hazır mısınız? Hadi bakalım! Sonucu bana da bildirirseniz çok memnun olurum. Kolay dostlarım.



19 Ekim 2017 Perşembe

Sigara Böreği

Sigara Böreği
Sigara böreğini yapmayı herkes bilir elbette. Ama ben yine de yazmak istiyorum. 

Benim ilk gençlik yıllarıma denk gelen 80'lerde, biz yeni yetişenlerin en sık yaptığı börekti sigara böreği. Annelerimizin su böreğine yetişmek için bir ön hazırlık gibi. Sigara böreğiyle birlikte muzlu rulo yaş pasta (aynı zamanda bizim yılbaşı pastamızdı)ve patates salatasıysa, ayrılmaz üçlü! Vatkalı geniş omuzlar, yarasa kollu giyecekler, şalvar pantolonlar ve aslan yelesi kesilmiş havalı saçların temsil ettiği bu yılları, tebessüm ve kalbimde bıraktığı sıcacık bir hisle anıyorum.

Aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen sigara böreğinin yeri hiç değişmedi, ama  bizim evdeki adı değişti. Sigaranın kötü bir şey olduğunu kafasına daha 3-4 yaşlarında yerleştiren kızımın, önce nedenini sorgulayıp sonra da böreğe "sigara" adının verilmesine itirazı sonucu, isim arayışına girmiştik. O mu olsun, bu mu olsun derken, ben işin içinden çıkabilmek için "ekmek böreği olsun mu?" dedim. Pek aklına yatmasa da, "olsun hadi!" deyince, öyle de kaldı. Şimdi bizim evde sigara böreğinin adı, "ekmek böreği"dir.

Hepinize sigarasız ama sigara börekli günler, sağlıklı ve mutlu yarınlar dilerim.. Sevgiyle kalın.


Sigara Böreği

Sigara BöreğiMalzemeler:
Sarmak için 3 taze el yufkası
İçi için yarım kalıp beyaz peynir
2 yumurta
yarım demet maydanoz
Kızartmak için derin yağ

Yapılışı:
Peynir, maydanoz ve yumurtalarla iç harcı hazırlayın.

Sigara BöreğiYufkaların her birini 12 üçgen parçaya ayırın. Geniş kenarlarına hazırladığınız harçtan koyun. Köşelerdeki iki ucu içeri katlayın. Sonra yufkayı rulo yapın. En uç kısmı ıslatarak sarmak suretiyle işlemi tamamlayın.

Bu şekilde hazırladığınız börekleri, derin yağda ve kısığa yakın ateşte her yanı kızaracak şekilde kızartın. İstediğiniz öğünde, istediğiniz şekilde sıcak servis yapın.

Afiyet olsun.

Sigara Böreği

Sigara Böreği

Sigara Böreği



Sigara Böreği


9 Ekim 2017 Pazartesi

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)
Evlerde de en kolay hazırlanan tuzlulardan biri olan poğaça sevmeyen yoktur herhalde. Pek çok hanımın da birbirine benzer tariflerle, çok çeşitli şekiller vererek döktürdüğünü görüyorum.  Ama ne kadar güzel olsa da, pastahanelerdeki gibi kıyır kıyır olmuyor değil mi?

Elbette bu fark öncelikle kullanılan yağlardan kaynaklanıyor. İkincisi, pastahanelerde kullanılan unlar, güzel kabarsın, fazlasıyla elastik olsun diye, çok katkı maddesi içeriyor.  Sağlık gerekçesiyle o türden yağları ve katkılı unları kullanmayı tercih etmiyorum. Bu yüzden aynı poğaçayı % 100 sağlayamayacağımızı peşinen kabul ediyorum. 

Bunlara rağmen vereceğim tarifin, oldukça iddialı olduğunu söyleyebilirim. Gerçekten harika oluyor! Yalnız baştan söyleyeyim, çok yediriyor. Kilo almak istemeyenler dikkat etmeli deyip, hemen tarife geçiyorum.

Malzemeler:
3 yumurta (birinin sarısı üzerine)
250 gr eritilmiş tereyağ
Bir çay bardağı sıvıyağ
1,5 su bardağı ılık süt
Bir yemek kaşığı sirke
Bir yemek kaşığı şeker
Bir tatlı kaşığı mahlep
1/4 pk yaş bira mayası
1 çay kaşığı karbonat
Bir tatlı kaşığı tuz
5 su bardağı un

Yapılışı:
Şekeri ılık sütün içinde eritin. Bira mayasını bunun içinde ezin. Birinin sarısını ayırdığınız yumurtalarla diğer tüm sıvıları da süte katarak elinizle karıştırın.

Unu tüm kuru malzemelerle birlikte iki kez eleyin. Bu kuru karışımı bir yandan sıvılara ekleyin, bir yandan da yoğurun. Ele yapışmayacak, yumuşak bir hamur elde edin. Üzeri kapalı olarak ılık ortamda mayalanmaya bırakın. Hamur kabarıp iki katı hacme ulaşınca bir kez daha yoğurun. üzerini kapatarak tekrar mayalanmaya bırakın.

İkinci mayalanmada 2-3 kat kabarması gerekir. Bu hacme ulaştığınızda hamuru tezgah
ın üzerine alın. Hamuru ezmeden, keskin bir mutfak aleti yardımıyla hamurunuzu küçük parçalara ayırın. Şekil vererek yağlanmış tepsiye dizin. İsterseniz peynirli, kıymalı veya patatesli de hazırlayabilirsiniz.

Üzerine yumurta sarısı sürün. 15 dk da tepside mayalandırın. Bu sırada fırınınızı 200°C'ye ayarlayın ve önceden ısıtın. Üçüncü kez tepside mayalanan poğaçalarınızı, sıcak fırına sürün. 15 dk kadar pişirin ve fırından alın. Sabah kahvaltılarınızı veya gün sofralarınızı şenlendirin.

Afiyet olsun.
Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)

Tam Ölçülü, Mükemmel Pastahane Poğaçası (Başka Usul)




.

3 Ekim 2017 Salı

Acıka (Acuka)

Bu tarif, Abaza Tuzu yapmak için aldığım tatlı kırmızı biberlerin acıkaya dönüşme hikayesidir. :)

Evvelki hafta yaptığım yerli pazarı alışverişi sırasında özenle seçerek aldığım tatlı kırmızı biberleri, ilk kez Abaza Tuzu yapmanın hayalini kuruyordum. Bahar aylarında gittiğim bir doğum günü partisinde parti sahiplerinin ayrıntılarıyla anlata anlata bitiremediği Abaza Tuzunu, ta o zaman yapmaya karar vermiştim. 

Bazı insanlar doğuştan reklam becerisine sahip. İçlerinden bir hanım öyle bir anlattı ki, tarifi oracıkta denemek istedim. Efendim biberler çuvalıyla haşlanıp ağaca asılıyormuş. Bir hafta kadar bu şekilde kuruyorlarmış. İçine bol (3 kg kadar) sarımsakla Abaza'ca isimlerini aklımda tutamadığım bir kaç çeşit baharat ve bol kaya tuzu konarak yapılan bu malzeme, özellikle et yemeklerine yakışırmış. En güzelini o yaparmış, herkes bayılırmış. Ama baharatları Adapazarı'ndan belli bir aktardan tohum olarak alırmış, hemen oracıkta çektirirmiş. (Mantıklı) Yani dinleseniz dersiniz ki, bir tek onunki gerçek Abaza Tuzu, diğerlerininki çakma! (Kim bilir? Belki de öyledir.) 😊

Doğrusu bir yandan da taktir ettiğim tüm bu reklamın da etkisinde kalarak, biberleri bir heves aldım. Nedense, haşlamak değil de fırınlamak daha lezzet verir diye düşünüp fırınladım. Kabuklarını soydum. Bir kaç gün fileye asıp süzdürdüm. Bu arada baharatları da öğrendim, ama Adapazarı'na veya herhangi bir baharatçıya gitmek kısmet olmayınca, malzemeler ziyan olmasın diye elimdeki biberleri bol sarımsaklı ve kişnişli salça, bir kısmını da acıka haline dönüştürdüm. İçinde eksik olan bir iki baharatı da sonradan alıp ekledim. Sonuçta gayet başarılı ve tarhana yanında bütün kış bizi sağlıklı tutacak bir ürün oldu. Denemenizi şiddetle tavsiye ederim. 

Bu kez malzemelerin ölçüsünü, 1,5 lt'lik bir kavanoza göre küçülterek veriyorum. Sevgiler ve bol şifalı günler dilerim.




Malzemeler:
2,5 kg tatlı kırmızı biber
1/2 kg Abaza biberi (üçgen, acı, kırmızı)
Bir kahve fincanı sızma zeytinyağı
300 gr sarımsak
Bir yemek kaşığı dolusu kekik
Bir tatlı kaşığı kimyon
Bir tatlı kaşığı çemen
Bir tatlı kaşığı karabiber
Bir tatlı kaşığı yenibahar
Bir tatlı kaşığı cibrisa (Abaza baharatı da deniyor/isteğe bağlı)
2 su bardağı ceviz içi
Bir-iki  dilim ekmek içi 
İstenen miktarda tuz

Yapılışı:
Hazırlama işlemlerini güneşli ve kuru bir kaç gün içinde gerçekleştirmeye çalışın. 

Kaba kırmızı biberleri fırında közleyerek, acı biberleri tencerede az suyla haşlayarak hazırlayın. Elinizi yakmayacak kadar soğuyunca, kabuklarını soyun. Altına bir kap yerleştirdiğiniz süzgece alın ve buzdolabında bir gece bekletin. Bu sırada biberler sularını salacaklardır. Ertesi gün kuru bir ortamda fileyle iki gün boyunca asın.  Böylece biberlerin iyice süzülmelerini sağlayın. 

Sarımsakları, aşağıdaki işlemi gerçekleştirmeden bir gece önceden suya koyarak bekletin. Ertesi gün kolayca soyulduklarını göreceksiniz. Soyduğunuz sarımsakları, acıka yapımında kullanmak üzere hazır bekletin.

Fırınınızı 100°C'ye ayarlayıp ısıtın. Süzülen biberleri ilk bir saat 100°C'de, 15 dk'da bir alt üst ederek fırınlayın. Fırınlama sırasında fırın kapağıyla fırın arasına tahta bir kaşık yerleştirmeyi unutmayın. Bir saatin sonunda fırının ısısını 50°C'ye düşürün. Biberler suyunu yeterince çekene kadar, yarım saatte bir alt üst ederek fırınlamaya devam edin. Üç saat kadar sürmekte olan bu işlem biraz sabır ve zaman gerektiriyor.

Ceviz içini mümkünse havanda, yağı çıkacak kadar iyice ezerek hazırlayın. Öyle ki, pütür pütür olmasın. İmkanınız yoksa rondodan geçirin. Sarımsakları da döverek iyice ezin. Yoksa onu da ekmekle birlikte rondodan geçirebilirsiniz.

Kuruduklarında hacmi iyice küçülen biberleri, zeytinyağıyla birlikte rondodan geçirerek mümkün olduğu kadar inceltin. Son olarak tüm malzemeleri harmanlayın. Küçük kavanozlara koyarak üzerlerine biraz sızma yağ koyun. Bu şekilde buzdolabında koruyun. Acıkanız sofranızdaki yerini almaya hazırdır.

Afiyet, bal, şeker olsun.









22 Eylül 2017 Cuma

Sade Omlet ve Örümcek Kahvaltı Salatası

Sade Omlet
Canım kızım, en az benim kadar mutfağa meraklı. Eve geldiğimde bana kahvaltıda babası ve kendisi için hazırladığı omleti anlata anlata bitiremedi. Ama anlatmak yetmez. Benim de mutlaka beğenimi almak ister. İlk fırsatta "Anne omleti bu sabah ben yapacağım. Senden bile güzel yapıyorum. Bak göreceksin." deyince, "hayır" demek mümkün mü? Altını hafif kızartsa da, becerisi ve kendine olan güveni hoşuma gitti. Kızımın Sade Omlet tarifini, geçenlerde kardeşiyle benim için hazırladıkları Örümcek Kahvaltı Salatası tarifiyle birlikte sunuyorum. Have fun! 💕 😊

Omlet İçin Malzemeler (iki kişilik):
Bir yemek kaşığı zeytinyağı
2 serbest gezen tavuk yumurtası
Tuz (isteğe bağlı)

Omletin Yapılışı:
Yumurtaları bir kaseye kırıp, tuz ekleyerek iyice çırpın.
Yağı tavaya alarak kısık ateşe koyun. Isınınca çırptığınız yumurtayı tavaya dökün. Pişerken tavayı sağa sola eğerek, yumurtanın tamamen pişmesini sağlayın. İstediğiniz gibi pişince, servis yapın.

Örümcek Kahvaltı Salatası

Salata İçin Malzemeler (iki kişilik):
Bir domates
Bir salatalık
İki zeytin
Tuz (isteğe bağlı)

Salatanın Yapılışı:
Tüm malzemeyi resimdeki gibi doğrayarak, örümcek şeklinde tabağa dizin. Hepsi bu!

Afiyet olsun.

3 Temmuz 2017 Pazartesi

Menemen

Menemen
Heralde 4-5 yaşlarındaydım. Annem ve teyzemlerle birlikte anneannemin Boztepe'deki evindeyiz. Çarşıdan gelmişiz. Annemler domates, biber ve yumurtayla öyle güzel bir yemek yapıyorlar ki, yemek istemediğim halde, kokusuyla mest oluyorum. Ve bu koku beni o kadar etkilemiş ki, aklım erdiğinde anneme soruyorum. "O yemek neydi?" diye. "Menemendi" diyor. Sebzeler henüz doğallığını koruduklarından mı bilmiyorum. Fakat hayatımda o kadar güzel kokan ve onca iştahla yenen bir menemen görmedim. 

O yönde seyahat edenler iyi bilirler. Samsun'un Kavak ilçesi Çakallı Mevkii de menemeniyle meşhur. Yol boyu menemen sunan büyük küçük tesisler görürsünüz. Yalnızca yumurta sarısı kullanılarak, soğansız ve oldukça sulu yapılan menemen, doğrusu beni pek cezbetmedi. Yalnızca sarısı kullanıldığı için, yumurta kokusunu baskın olarak hissediyorsunuz. Bu benim tercih ettiğim bir şey değil. Yine de, eşim de dahil olmak üzere müşterisi azımsanmayacak kadar çok. 

Benim menemen yorumumsa şöyle:

Malzemeler:
Menemen
  • Bir küçük soğan
  • 3-4 sivri biber
  • 3 iri domates
  • 2-3 diş sarımsak
  • Bir çay kaşığı kekik
  • 2-3 yumurta
  • Üç yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz

Yapılışı:
MenemenSebzeleri yıkayıp ayıklayın. Domateslerin zarlarını çıkararak küp küp doğrayın. Soğan, sarımsak ve biberleri yemeklik doğrayın.

Yağ, soğan ve biberi tencereye koyarak kısık ateşe alın. Hafif pembeleşince domatesi ekleyin. Domatesler suyunu salınca sarımsak, tuz ve kekiği ekleyerek bir kez karıştırın. Kapağını yarı kapatarak, domateslerin suyunu epeyce çekmesini bekleyin.

Yemeğin suyu tamamen çekilmeden, yumurtaları kırın. Ateşi iyice kısın. Kapak kapalı olarak, yumurtalar istediğiniz kıvamda pişince, tencereyi ocaktan alın. Menemeniniz servise hazırdır.

Afiyet olsun.



20 Mart 2017 Pazartesi

Patatesli Yumurta (4 kişilik)

Patatesli Yumurta
Malzemesi az ve yapımı kısa süren bu tarif, kahvaltılarda sahanda yumurta yemekten sıkılmış olanlara kolay bir alternatif olabilir.

Patatesli YumurtaMalzemeler:
Bir orta boy patates
4 yumurta
4 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz

Yapılışı:
Patates yıkanır, soyulur, enine doğranır. Yağ tavaya alınarak hafif ateşe konulur. Kızınca patatesler dizilir. İki taraflı kızartılır. Kızartma sırasında kapak kapatılarak, patateslerin içinin pişmesi de sağlanır.


Patatesli Yumurta
Patatesli YumurtaYumurtalar kaseye kırılarak hafif tuzlanır. Çırpılarak pişen patateslerin üzerine dökülür. kapak tekrar kapatılarak bir kaç dakika pişmeye bırakılır. Bu arada altı kontrol edilir. Kızarınca, düz bir çevirme kapağı veya servis tabağıyla alt üst edilir. Diğer taraf da kızarınca sofraya alınır.

Afiyet olsun.




17 Mart 2017 Cuma

Yumurtalı Ekmek

Yumurtalı Patates
Malzemeler (4 kişi için):
Yumurtalı Ekmek4 dilim ekmek
4 yumurta
Bir çimdik tuz
İki yemek kaşığı süt
İki yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:
Yumurtaları, ekmeklerin kırılmadan sığabileceği büyüklükte bir kaseye kırın. Tuz ve süt ekleyip iyice çırpın. Yağı tavaya alıp çok hafif ateşte ısıtın.
Her bir ekmek dilimini yumurtaya iyice bulayın. Hatta ekmeklerin yumurtayı sünger gibi biraz çekmesine izin verin.
Bu şekilde hazırladığınız ekmekleri tavaya dizin. Tavanın üzerini kapatıp, en kısık ateşte bir yanını kızartın. Alt üst edip, diğer tarafını da kızartın. Kahvaltılık olarak çocuklarınıza afiyetle sunun. :)